’’ Siz Hatalarınız Değilsiniz ! ’’

img

Hata yapmak insan olmanın belki de en doğal sonuçlarından biridir. İnsan eksik bir varlık olduğu gerçeği ile belki de en çok hata yaptığında yüzleşebiliyor. Bu yüzleşme sağlıklı bir usulle yapılırsa insan hatalarını öğrenmeye dönüştürebilir ve hatalarıyla büyüyebilir ancak hatalar sağlıksız bir usulle ele alındığında kişi hatalarını benliğinin tümüne atfederek ‘ ben kötüyüm, ben yetersizim, ben değersizim’ gibi sonuçlara varır. Daha da kötüsü ise kendisini hatalarıyla özdeşleştirerek ‘ Ben aslında hatalarımdan ibaretim!’ sonucuna varmasıdır. Bu durumda kişi hatalarını düzeltmeyi bırakın aynı hataları tekrar ettiği bir kısır döngünün içine hapsolur. Eğer hatalarımızla özdeşleşmenin sonucu felaket ise hatalarımızla sağlıklı bir usulle yüzleşmek çok önemli. Bunun için hata yaptığımızda önce hatayı kabul edip ardından kendimizi yargılamaksızın bu hatanın hangi koşullar altında, hangi eksiklik veya fazlalıkların etkisiyle gerçekleştiğini fark etmek gerekli. Bunun sonucunda belki de o zamana kadar inkar ettiğimiz zayıf taraflarımızı görme ve kabul etme fırsatını elde edebiliriz. Daha sonrasında ise hatayı telafi etmek için güçlü taraflarımızı fark etmemiz ve hataya yol açan zayıf taraflarımızı onlarla takviye etmemiz gerekiyor. Böylece hayat yolculuğunda benzeri bir durumda artık sağlıklı davranışlar sergileme olasılığımız artar. Attığımız her doğru adım ise geçmişin yanlış adımlarının da bir telafisi olur. Bu yaklaşımı alışkanlığa çevirdiğimizde ise insan olmanın mükemmel olmak değil ‘hatalarından öğrenmek ve kendi olmak ve kendini bilmek’ olduğunu daha net idrak ederiz.